Çocuklarda takıntı ve sosyal yaşam

Yapılan araştırmalara göre uzmanlar, takıntı ve tiklerin aynı olmadığını ve tedavi yöntemlerinin farklı olduğunu belirtmektedirler. Takıntı ve tiklerin çocuklukta başladığı gibi, yetişkinlikte de olabileceğini çocuğun bireysel gelişimini, sosyal yaşamını olumsuz etkilediğini açıklamaktadırlar.

Okul çağındaki çocuklarda, derslerde başarısızlık, odaklanamama, çevresiyle rahat iletişim kuramama gibi sorunlar baş göstermektedir. Tıbbi adı “obsesif kompulsif bozukluk” olan halk arasında takıntı olarak bilinen rahatsızlıkta, birey sürekli olarak aynı konu üzerinde düşünüp olumlu bir sonuç alamayarak kısır döngü oluşturup hayatını zorlaştırmaktadır.

Pis olduğu düşünülerek elleri yıkama, düzen ve simetri ihtiyacı, hata yapmaktan korkma, bir düşünceye takılıp eğer onu yapmazsa aile bireylerinden birinin öleceğini düşünüp, sürekli olarak dokunma, vurma, kalkıp oturma gibi davranışlar sergilemesi hastalığın belirtilerindendir. Bazı çevresel stres yaratıcı durumlarda hastalığı tetiklemektedir. Bunlar; taciz, hastalık, yakın bireyin ölmesi, çevreyle ilişkide kaygı gibi

Tik bozukluğunda ise yapılan davranışların istemsiz kas kasılmalarından meydana geldiğini belirtmektedirler. Erkek çocuklarda daha fazla görülen tik bozukluğuna sürekli göz kırkma, kafa sallama, burun kıvırma, ayak sallama, parmak tıklatma örnek olarak gösterilmektedir. Ebeveynlerin, takıntı ve tik bozukluğu görülen çocuklarının davranışların ve düşüncelerini kızarak ya da ceza vererek hareketlerini kısıtlamamaları gerekmektedir. Bir uzmandan yardım alınıp çocuğun davranışları düzenli olarak takip edilip, çocuğun öğretmenine bu konuda bilgi verilerek, davranışların istem dışı yapıldığı belirtilmelidir.

2017-08-29T11:44:07+00:00

Siz de fikrinizi belirtin